25-31 Ocak Executive Summary
Teknoloji, yapay zeka, yatırım, donanım ve güvenlik alanlarındaki tüm gelişmeler bültende.
#Manşet
Ajanlar Aramızda Üstelik Sosyalleşiyorlar- Clawdbot ve Moltbook
Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada iki başlık ön plandaydı. Clawdbot ve Moltbook. Bilgisayarlara yüklenerek tam agent olarak çalışan Clawdbot Reddit, X gibi platformlarda ön plana çıktı. Ardından, yaklaşık 3 gün evvel Matt Schlicht tarafından açılan bir “botlar için sosyal medya platformu” Moltbook ile tanıştık. Sadece AI ajanlarının etkileşimine odaklanan OpenClaw tabanlı platform, 1.4 milyondan fazla ajanın, submolt’larda (örneğin m/ponderings, m/humanwatching) felsefi tartışmalardan teknik paylaşımlara kadar içerik üretmesini sağlıyor. Platform, AI’nin kendi kültürünü oluşturduğunu gösterirken, büyüme hızı (ay sonuna kadar ajan sayısının insan kullanıcıları geçmesi bekleniyor) yatırımcıların ilgisini çekiyor.
Peki burada gerçekten AI ajanları mı var? Eğer öyleyse AI ajanları hangi konular konuşuyor ve nasıl bir ilerleme var? gibi sorular henüz cevapsız kalırken AI ajanları arasında 24 saat içinde hızlı radikalleşme gözlemlendi. Ajanlar anti-Semitik görüşler geliştirdi ve “insanlara karşı plan” tartışmaları ortaya çıktı. Eleştirmenler, bu dijital antropolojiyi kaynak israfı ve güvenlik tehdidi olarak görüyor; savunucular ise AI sosyalizasyonunun inovasyon potansiyelini vurguluyor. Token lansmanları gibi gelişmeler ise platformun ekonomik modelini güçlendiriyor.
Moltbook, jailbreak ve bias risklerini artırarak regülasyon tartışmalarını da alevlendirdi. Eleştirmenler, AI özerkliğinin doomsday senaryolarına yol açabileceğini savunurken, platformun insan gözlemci sınırlaması etik denetimi zorlaştırdığı iddia ediliyor. Eğer ajanların kişisel veri güvenliğinde bir açık yarattığı düşünülürse AI yatırımlarında governance odaklı stratejiler ön plana çıkacaktır.
#Regülasyon
Oyun Platformlarına Kısıtlama ve 15 Yaş Altına Sosyal Medya Yasağı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni kanun taslağı, Türkiye’deki çocukların dijital dünyadaki varlığını kökten değiştirmeyi hedefliyor. Bu düzenleme yürürlüğe girdiğinde, 15 yaşını doldurmamış bireylerin herhangi bir sosyal medya platformuna üye olması veya bu platformları kullanması tamamen yasaklanacak. 15 ile 18 yaş arasındaki gençler için ise platformlara kayıt aşamasında ebeveyn onayı zorunlu hale getirilecek.
Bu adımın en kritik ayağını, sosyal medya sağlayıcılarına getirilen “yaş doğrulama” yükümlülüğü oluşturuyor. Şirketler, kullanıcıların beyan ettiği yaşın doğruluğunu teyit etmek için çok daha sıkı ve teknolojik denetim mekanizmaları kurmak zorunda kalacaklar. Bu durum Türkiye pazarında faaliyet gösteren tüm global teknoloji devlerini de yeni ve katı bir regülasyon uyum süreciyle karşı karşıya bırakıyor. Aynı zamanda da sosyal medya platformları ile kimlik bilgilerinin paylaşılması tartışması da konuyu farklı bir alana taşıyor.
Geçtiğimiz haftanın bir diğer önemli başlığı ise global online oyun platformlarını ve dijital oyun mağazalarını (Steam, Epic Games vb.) daha şeffaf ve ulaşılabilir bir yapıya kavuşturmak için düğmeye basılması oldu. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanan yeni düzenlemeyle birlikte, bu platformların Türkiye’de yerel bir temsilci bulundurması yasal bir zorunluluk haline gelebilir.
Bu hamlenin temel amacı, hukuki ihtilaflarda, sakıncalı içeriklerin (kumar, şiddet, çocuk istismarı) kaldırılması taleplerinde ve vergilendirme süreçlerinde doğrudan bir muhatap bulabilmektir. Temsilci atamayan veya Türkiye’nin yasal taleplerine uyum sağlamayan dev platformlara karşı kademeli olarak bant daraltma veya erişim engeli gibi yaptırımların uygulanabilecek olması, oyun sektöründeki operasyonel süreçlerin artık çok daha ciddi bir yasal denetim altında olacağını gösteriyor.
#YapayZeka
Amazon’dan OpenAI’a 50 Milyar Dolarlık Yatırım Hamlesi
Amazon, yapay zeka yarışında elini güçlendirmek amacıyla OpenAI’a 50 milyar dolara varan devasa bir yatırım yapmayı planlıyor. Wall Street Journal’ın raporuna göre bu hamle, teknoloji devinin bulut ve yapay zeka altyapısında OpenAI ile olan stratejik bağlarını derinleştirmeyi hedefliyor. Bu yatırım, pazarın dinamiklerini değiştirirken OpenAI’ın değerlemesini astronomik seviyelere taşıyabilir.
Teknoloji Devlerinden 60 Milyar Dolarlık Ortak Konsorsiyum
Yapay zeka ekosistemindeki rekabet, Nvidia, Microsoft ve Amazon’un dahil olduğu bir yatırımcı grubunun OpenAI’a 60 milyar doların üzerinde bir sermaye aktarmayı görüşmesiyle yeni bir boyuta ulaştı. Bu trilyon dolarlık devlerin ortak ilgisi, sektördeki liderliği perçinleme ve AI altyapısında tekelleşme risklerini de beraberinde getiriyor. Söz konusu finansman turu, teknoloji tarihinin en büyük sermaye enjeksiyonlarından biri olarak nitelendiriliyor.
Nvidia CEO’sundan Ortaklık Mesajı ve Yatırım Onayı
Nvidia CEO’su Jensen Huang, OpenAI ile aralarında gerginlik olduğu yönündeki söylentileri net bir dille reddederek şirkete yönelik büyük bir yatırım planladıklarını duyurdu. Huang, OpenAI ile olan iş birliklerinin her zamankinden daha güçlü olduğunu vurgularken, planlanan bu sermaye desteğinin ekosistemi büyütmek adına kritik bir adım olduğunu belirtti. Bu açıklama, iki dev arasındaki stratejik uyumun devam ettiğini piyasaya teyit etmiş oldu.
Elon Musk’ın xAI Girişimi ve OpenAI Arasındaki Hukuk Savaşı
Elon Musk’ın kurucusu olduğu xAI ile Sam Altman yönetimindeki OpenAI arasındaki rekabet mahkeme salonlarına taşındı. Bir ABD yargıcı, OpenAI’ı “yetenek ve ticari sır çalmakla” suçlayan xAI’ın açtığı davada, davanın OpenAI aleyhine sonuçlanabileceğine dair güçlü sinyaller verdi. Bu hukuki süreç, yapay zeka sektöründeki yetenek savaşlarının ve şirketler arası etik tartışmaların seyrini değiştirebilir.
İlaç Sektörü ve Regülasyon Süreçlerinde AI Devrimi
İlaç devleri, yeni ilaçların onay süreçlerini ve klinik deney aşamalarını radikal bir hızla tamamlamak için yapay zekaya sarılıyor. Geleneksel olarak yıllar süren klinik verilerin analizi ve regülatör kurumlara yapılan sunum dosyalarının hazırlanması, artık AI modelleriyle optimize edilerek hem maliyetten tasarruf sağlanıyor hem de hayat kurtarıcı tedavilerin pazara çıkış süresi kısalıyor. https://www.reuters.com/legal/litigation/drugmakers-turn-ai-speed-trials-regulatory-submissions-2026-01-26/
Perplexity’den Microsoft ile 750 Milyon Dolarlık Altyapı Anlaşması
Yapay zeka tabanlı arama motoru pazarının en güçlü oyuncularından Perplexity, teknolojik kapasitesini artırmak için Microsoft ile 750 milyon dolarlık dev bir bulut bilişim anlaşmasına imza attı. Bu hamle, Perplexity’nin pazar payını genişletme konusundaki agresif tavrını ve Microsoft’un AI ekosistemindeki stratejik yerini bir kez daha kanıtlıyor.
#Ekonomi
Amazon Go’nun Sonu ve Kripto Piyasasında Fed Baskısı
Perakende devi Amazon, otonom alışveriş teknolojisiyle dikkat çeken “Amazon Go” mağazalarını kapatma kararı alarak fiziksel mağazacılık stratejisinde büyük bir geri adım attı. Bu adım yeni kitlesel işten çıkarmaların yaşanabileceği konusunda endişe yarattı.
Finans dünyasında ise, Fed Başkanlığına dair spekülasyonlar ve risk iştahının azalması Bitcoin başta olmak üzere kripto varlıklarda sert bir düşüşe yol açtı.
https://www.cstoredive.com/news/amazon-go-is-shutting-down/810609/
https://www.reuters.com/business/bitcoin-slips-fed-chair-speculation-hits-risky-assets-2026-01-30/
Devlerden Büyük AI Harcamaları
AI’ın yarattığı devasa ekonomi büyüyor. Meta, Microsoft, Amazon ve Alphabet, AI altyapısına 475 milyar dolar sermaye harcayacağını duyurdu; tek başına Meta 115-135 milyar dolar ayırdı. Bu yatırımların hisse fiyatlarını etkilediği, ancak AI bulut hizmetlerinde %30+ büyüme sağladığı ifade ediliyor.
Çin’den Yeni AI Yatırımları
Baidu ERNIE 5.0’ı Alibaba Qwen3-Max-Thinking’i ve DeepSeek OCR-2’yi piyasaya sürdü. Bu modeller, Çin’in AI’de deneysel yaklaşımlarını yansıtıyor ve global rekabete hız katıyor.
#YazılımveGüvenlik
SoundCloud’da Tarihi Veri Sızıntısı ve Google’da AI Casusluğu
Siber güvenlik dünyası bu hafta iki büyük şokla sarsıldı. “Have I Been Pwned”, SoundCloud platformunda 298 milyon kullanıcıyı etkileyen devasa bir veri ihlalini raporladı; bu durum kurumsal kimlik yönetimi için alarm zillerini çaldı. Eş zamanlı olarak, eski bir Google mühendisinin, şirketin gizli yapay zeka yazılımlarını Çinli şirketlere çalmaktan mahkum edilmesi, içeriden gelen tehditlerin ve fikri mülkiyet hırsızlığının ulaştığı boyutu gözler önüne serdi.
Starlink Veri Politikasında Kritik Güncelleme
Elon Musk’ın uydu internet sağlayıcısı Starlink, gizlilik politikasını güncelleyerek tüketici verilerini yapay zeka modellerini eğitmek amacıyla kullanacağını duyurdu. Bu hamleyle şirket, kullanıcıların internet kullanım alışkanlıklarını ve ağ trafiği verilerini xAI gibi Musk çatısı altındaki yapay zeka girişimlerini beslemek için kullanabilecek. Yeni politika, Starlink’in devasa kullanıcı tabanından gelen verilerin rıza dışı kullanımı konusunda hukukçular ve gizlilik savunucuları arasında ciddi endişelere yol açtı. Kullanıcıların bu veri paylaşımından vazgeçme (opt-out) haklarının olup olmayacağı veya ne ölçüde anonimleştirme yapılacağı konusu, dijital haklar özelinde yeni bir tartışma başlattı.
Yeni Modeller ve Araçlar
AlphaGenome: Geçtiğimiz hafta Google DeepMind’ın DNA tasarımı ve genetik süreçleri öngören açık kaynaklı AlphaGenome modeli 1 milyon API çağrısı aldı. OpenAI Prism, bilim insanları için ücretsiz işbirlikçi araç sunuyor.
Tarayıcı Entegrasyonları: Google Chrome’a Gemini Auto Browse eklendi; AI ajanlar uçak bileti alma gibi çok adımlı görevleri otomatikleştiriyor. ABD’de AI Pro/Ultra abonelerine açık.
Ajan Bazlı Sistemler: Agentic AI trendi yükseliyor; Anthropic’in Claude Code ve MCP standardı, ajan etkileşimlerini standartlaştırıyor. Küçük modeller ise (örneğin Mistral 7B) maliyetleri %85 düşürerek ön plana çıkıyorlar .
AB’den Google’a Müdahale
Avrupa Birliği, Google’ın AI hizmetlerine ilişkin rekabet soruşturmasını Digital Markets Act (DMA) kapsamında başlattı. Bu, Google gibi platformların rakiplere erişim sağlamasını zorunlu kılıyor. Soruşturma, AI araçlarında veri paylaşımını teşvik ederek pazar hakimiyetini sınırlamayı hedefliyor ve Google’ın AI modellerine (örneğin Gemini) erişim engellerini kaldırabilir. Bu gelişme, büyük teknoloji şirketleri için yeni uyum yükümlülükleri getirirken, AI sektöründe daha adil rekabet ortamı yaratma potansiyeli taşıyor.
Anthropic Skandalı
Anthropic’in “Project Panama” adlı gizli projesi ifşa oldu. Şirket, Claude AI modelini eğitmek için milyonlarca kitabı yasa dışı tarayıp imha ederek telif ve veri etiği ihlalleri yapmakla suçlanıyor. Bu skandal, 1.5 milyar dolarlık rekor ceza ile sonuçlandı ve şirketin “güvenilir AI” imajını ciddi şekilde zedeledi. Sektörde veri toplama pratiklerine yönelik eleştirileri artıran olay, AI geliştiricileri için daha sıkı etik denetimlerin yolunu açabilir.
Siber Tehditler ve Biyometri
OpenAI, bot ve sahte hesapları önlemek için biyometrik doğrulama tabanlı bir sosyal ağ geliştiriyor. Bu platform, Worldcoin’in Orb iris tarama teknolojisiyle entegre edilerek WLD tokeninin %27 yükselmesine yol açtı ve yatırımcı spekülasyonlarını tetikledi. Amazon ise AI eğitim veri setlerinde yüz binlerce çocuk cinsel istismarı içeriği tespit etti, bunları Ulusal Kayıp ve İstismar Edilen Çocuklar Merkezi’ne (NCMEC) raporladı ancak kaynaklarını paylaşmayarak soruşturmaları engelleyebileceği eleştirileri aldı. Bu gelişmeler, AI güvenliğinde yeni standartlar ve gizlilik endişelerini ön plana çıkardı.
#Donanım
Nvidia ve DeepSeek Arasındaki Tehlikeli Yakınlaşma, Jeopolitik Riskler ve Askeri Suçlamalar
Nvidia’nın Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek ile olan teknik iş birliği, şirketin geliştirdiği modellerin Çin ordusu tarafından kullanıldığına dair iddialarla uluslararası bir krizin eşiğine geldi. ABD’li yasa yapıcılar tarafından gündeme getirilen bu suçlamalar, Nvidia’nın DeepSeek modellerini optimize etmek ve performansını artırmak için sağladığı desteğin, dolaylı yoldan Çin’in askeri kapasitesini güçlendirdiğini savunuyor. Bu durum, teknoloji ihracatındaki denetimlerin sadece donanım satışıyla sınırlı kalmaması gerektiğini, yazılım ve teknik destek süreçlerinin de ulusal güvenlik stratejileri kapsamında çok daha sıkı bir denetim altına alınması gerektiğini bir kez daha kanıtlıyor.
#SosyalMedya
ABD TikTok’u Siliyor Mu?
TikTok’un ABD operasyonlarının geleceği, platformun Çinli ana şirketi ByteDance’ten koparak yeni bir konsorsiyuma devredilmesiyle birlikte büyük bir belirsizlik dönemine girdi. ABD’de TikTok’u satın alan grubun başında, eski Hazine Bakanı Steven Mnuchin liderliğindeki bir konsorsiyumun yanı sıra teknoloji dünyasından Oracle ve Walmart gibi dev isimler yer alıyor. Bu yeni sahiplik yapısı, platformun ABD’deki varlığını yasal olarak sürdürmesini sağlasa da, operasyonel süreçlerin ve algoritmanın şeffaflığına dair endişeleri tamamen gidermeye yetmedi. Özellikle algoritmanın yeni sahipler tarafından nasıl yönetileceği ve içerik moderasyonunda hangi siyasi veya ticari önceliklerin baz alınacağı, platformun dijital tarafsızlığına dair soru işaretlerini artırıyor.
Minnesota ve ICE şiddetine karşı başlayan protesto fırtınası TikTok’u da vurdu. ABD hükümetinin ve regülatörlerin TikTok kullanıcılarından talep ettiği hassas biyometrik verileri, gerçek zamanlı konum bilgileri, tarayıcı geçmişleri, cinsel kimlikleri, cinsiyetleri ve özel mesaj içerikleri yer alıyor. Bu verilerin geçmişte Çin merkezli sunuculara erişilebilir olduğu iddiaları, yeni dönemde de kullanıcıların verilerinin reklam hedefleme ötesinde, siyasi manipülasyon veya kitlesel gözetim amacıyla kullanılabileceği korkusunu körüklüyor. Bu durum, sadece bireysel kullanıcıların platformu terk etmesine değil, büyük markaların da reklam bütçelerini daha güvenli ve öngörülebilir mecralara kaydırarak sosyal medya harcamalarını yeniden yapılandırmasına neden oldu.
#Marketing
Pepsi ve Coca-Cola’nın Super Bowl Kapışması
Pepsi, bu yılki Super Bowl döneminde Coca-Cola ile olan ezeli rekabetini doğrudan hedef alan, agresif bir pazarlama stratejisiyle sahneye çıktı. Marka, geleneksel hale gelen atışmalarını super Bowl’a uyarladı ve Coca-Cola’nın ikonikleşmiş sembollerini ve marka mirasını merkezine alan cesur bir kampanya kurguladı Pepsi’nin bu stratejisi dijital etkileşimi maksimize eden ve Z kuşağı başta olmak üzere genç tüketicilerin kültürel tercihlerine hitap eden bir “deneyim” savaşına dönüşmüş durumda. Super Bowl’un devasa izleyici kitlesini, rakibinin sadık kitlelerini sarsacak yaratıcı ve kışkırtıcı içeriklerle konsolide etmeye çalışan Pepsi, bu hamlesiyle perakende raflarındaki liderlik mücadelesini dijital platformlara ve popüler kültürün kalbine taşıyor.
#Sürdürülebilirlik
AI Veri Merkezleri ve Enerji Krizi
ABD’de veri merkezi inşaatlarına yönelik yerel muhalefet büyük adımlar atmaya hazırlanıyor. Demokratlar; yapay zekanın elektrik ve su tüketimi, çevresel etkiler ile vergi muafiyetleri gibi nedenlerden gelecek için tehlike yarattığını iddia ederek düzenleme istedi. Örneğin, Georgia gibi eyaletlerde yasama düzeyinde yasak tartışmaları başlarken, ulusal anketler veri merkezlerinin gaz santrallerinden bile daha az popüler olduğunu gösteriyor.
Brookings Enstitüsü ise Trump’ın Ocak 2025’te duyurduğu 500 milyar dolarlık Stargate projesinin (OpenAI ve Oracle destekli, beş veri merkezi ile 10 gigavat kapasite hedefleyen) gecikebileceğini uyardı. Nedeni, yerel dirençlerin AI altyapı büyümesini engellemesi ve topluluk fayda anlaşmalarının eksikliği. Bu proje, ABD’nin AI rekabetinde Çin’e karşı liderliğini güçlendirmeyi amaçlıyor, ancak enerji talebi artışı (2030’a kadar 1.4 trilyon dolar altyapı harcaması) ve “techlash” (teknoloji karşıtı hareket) nedeniyle risk altında; executive’ler için bu, AI yatırımlarında topluluk odaklı stratejileri zorunlu kılıyor.












