Antik simyanın en dikkat çekici sembollerinden biri olan Ouroboros yani kendi kendini yiyen yılan, hem sonsuz döngüyü hem de kendi kendini tüketen sistemi temsil eder. Bugün yapay zekâ sektörünün finansal yapısına baktığımızda, bu eski ve kadim sembolün modern şekliyle karşılaşıyoruz: Yatırımcılar para akıtıyor, yatırımı alanlar bu parayla yatırımcılardan ürün alıyor ve döngü durmaksızın devam ediyor. Peki bu yılan sonsuza dek dönebilir mi, yoksa eninde sonunda kendi kendini mi yutacak?
Yapay zekâ sektörü, 2026 yılına girerken küresel olarak büyüklüğü 2,5 trilyon dolara ulaşacağı öngörülen devasa bir pazar. Ancak bu devasa rakamların arkasında, finans çevrelerinde “döngüsel finansman” (circular financing) veya “finansal ouroboros” olarak adlandırılan karmaşık ve tartışmalı bir yatırım modeli yatıyor. Bu konuya yani yapay zekâ dünyasındaki bu yeni finansal mimariye, en büyük oyunculara ve modelin taşıdığı risklere bir bakmak istiyorum.
Döngüsel Anlaşma ve Yatırım Ne Anlama Geliyor?
Döngüsel finansman, bir tedarikçinin (genellikle bir çip üreticisi veya bulut sağlayıcısı) aynı zamanda kendi müşterisinin ana yatırımcısı olduğu kapalı bir döngü sistem. Bu modelde Şirket A, Şirket B’ye sermaye enjekte eder; Şirket B ise aldığı sermayeyi Şirket A’nın ürünlerini veya hizmetlerini satın almak için kullanır.
Bu sistem, geleneksel risk sermayesinden farklı olarak paranın aynı eller arasında dönmesini sağlar. Böylece yatırımcı şirket, kağıt üzerinde hem satışlarını hem de yatırım portföyünün değerini aynı anda artırarak piyasa değerini yükseltir. Yapay zekâ sektöründe bu durum genellikle nakit yerine bulut kredileri veya yüksek talep gören GPU’lara (grafik işlem birimleri) öncelikli erişim vaadi şeklinde gerçekleşiyor.
Sektörden Dev Bir Örnek: Nvidia, OpenAI ve Oracle Üçgeni
Bu döngüsel yapının en somut örneği, Nvidia, OpenAI ve Oracle arasındaki simbiyotik ilişki. Nvidia, OpenAI’a milyarlarca dolarlık yatırım yapıp daha fazlası için taahhütte bulunurken aynı zamanda bu şirketin en büyük donanım tedarikçisi konumunda. OpenAI, Nvidia’dan aldığı çiplerle modellerini eğitmek için de Oracle’ın bulut altyapısını kullanıyor.
Oracle ise OpenAI’ın yazılımlarını barındırmak amacıyla Nvidia’dan milyarlarca dolarlık çip satın alarak veri merkezlerini genişletiyor. Bu devasa döngü kapsamında OpenAI’ın önümüzdeki beş yıl içinde sadece Oracle’a yaklaşık 300 milyar dolar ödeme yapacağı tahmin ediliyor. Ayrıca “Stargate” projesiyle bu şirketlerin ABD genelinde 30 gigawatt’a varan işlem kapasitesi inşa etmesi hedefleniyor. Ancak son raporlar, Nvidia’nın OpenAI’a yönelik 100 milyar dolarlık yatırım planını “disiplinsizlik” endişesiyle dondurduğunu veya ölçeğini küçülttüğünü göstererek bu tür anlaşmaların ne denli kırılgan olabileceğini de ortaya çıkarttı.
Muhteşem Yedili
Yapay zekâ sektöründeki sermaye akışı, “Muhteşem Yedili” olarak bilinen teknoloji devleri ve birkaç stratejik oyuncu tarafından domine ediliyor:
Microsoft: OpenAI’ın en büyük destekçisi. OpenAI’da 13,8 milyar dolarlık öz sermaye yatırımı var. Bunun karşılığında da 2032 yılına kadar sürecek 250 milyar dolarlık bulut hizmeti taahhüdü almış durumda.
Nvidia: Sadece bir çip üreticisi değil, aynı zamanda CoreWeave gibi bulut sağlayıcılarına ve OpenAI gibi model geliştiricilerine on milyarlarca dolar yatıran merkezi bir finansör konumuna gelmiştir.
Amazon: Anthropic’e 8 milyar dolar yatırım yaparak şirketi AWS ekosistemine bağladı. Ayrıca OpenAI’a da 50 milyar dolara kadar yatırım için görüşmeler yürüttüğü haberlere düştü.
SoftBank: Yapay zekâ altyapısına yönelik 500 milyar dolarlık “Stargate” projesinde kilit ortak. OpenAI’ın 500 milyar dolarlık değerlemeye ulaşmasında büyük rol oynamıştır.
Google: Anthropic’e 2 milyar dolar yatırmış ve kendi yapay zekâ geliştirme süreçleri için 2025 yılında 75 milyar dolar harcamayı planlamakta.
Meta: Yapay zekâ altyapısı için milyarlarca dolar sermaye harcaması taahhüt etmiştir. Ayrıca Oracle ile yaklaşık 20 milyar dolarlık bir bulut bilişim anlaşması için görüşmeler yürüttüğü biliniyor.
xAI: xAI, Nvidia GPU’larını satın almak ve kiralamak için 20 milyar dolarlık harcama yaptı.
Aslında kaynaklarda bu “Muhteşem Yedili” listesinde SoftBank yerine Apple geçiyor. Yani uzmanların listesi böyle. Ama Apple’ın yapay zekâ sektörüne katkısı(!) SoftBank’e göre oldukça az olduğu için listede böyle ufak bir güncelleme yaptım.
Kritik Riskler
Döngüsel anlaşmalar inovasyonu hızlandırsa da, bu modelin ciddi yapısal riskler barındırdığı asında çok net:
Yapay Zekâ Balonu: Şirketlerin değerlemeleri, mevcut kârlılıklarından ziyade gelecekteki pazar hakimiyeti projeksiyonlarına ve döngüsel yatırımlarla şişirilmiş gelir rakamlarına dayanıyor. Bu durum, 2000’lerin başındaki dot-com balonuyla benzerlikler taşıyor. Ve bu çok korkutucu.
Yapay Talep Sinyalleri: Gelirlerin yatırımcı destekli harcamalardan kaynaklanması, gerçek dış piyasa talebinin boyutunu saptamayı zorlaştırıyor. Son kullanıcılar bu hizmetler için yeterli bedeli ödemezse ekosistem sürdürülemez hale gelebilir.
Yoğunlaşma ve Karşı Taraf Riski: Riskler küçük bir grup oyuncu arasında toplanmış durumda. Örneğin OpenAI’ın finansal bir darboğaza girmesi, ona devasa kapasite ayıran Oracle’ın bilançosunu sarsabilir ve Nvidia’nın satışlarını aşağı çekebilir.
Düzenleyici ve Antitröst Sorunları: Bu tür “ilişkili taraf işlemleri,” finansal raporlamada şeffaflık sorunlarına yol açabilir ve antitröst yasalarını ihlal edebilir. Kapalı ekosistemler, yeni rakiplerin gerekli işlem gücüne erişimini engelleyerek rekabeti öldürebilir.
Şeffaflık Eksikliği: Birçok döngüsel anlaşma finansal tabloların dipnotlarında gizli kalıyor ve yatırımcıların gerçek nakit akışını izlemesini zorlaştırıyor.
Sonuç
Döngüsel finansman, yapay zekâ devriminin fiziksel altyapısını rekor sürede inşa etmeyi başarmış olsa da bu “finansal ouroboros” yapısı piyasayı likidite krizlerine ve sistemik sarsıntılara karşı savunmasız bırakıyor. 2026, bu yatırımların gerçek ekonomik değere dönüşüp dönüşmeyeceğinin belirleneceği kritik bir ayrışma yılı olacak. Artık bu dev şirketlerin kendi aralarındaki yatırımları biraz daha geniş bir alana yaymaları en sağlıklısı. Tüm yumurtalar aynı sepette olursa neler olacağını yazmaya gerek yok.



