Aslında Burak bana mesaj attığında benim de kafamda olan bir konuydu. Yıllardır biriktirdiklerimi diğer insanlarla paylaşmam gerektiğini düşünüyordum. Bunun için de en uygun ortamın bir bülten ya da düzenli yazabileceğim bir blog olacağını planlamıştım. Tek sorun, belirli bir tempoda yazıp yazamayacağımdı.
Kafamda bu meseleyi tartarken Burak’ın mesajı geldi: “The Executives’te yazmak ister misin?” Çok uzun süre düşünmediğimi hatırlıyorum. Birkaç dakika sohbet ettikten sonra düşüncelerimle örtüşen bu fikri kabul ettim.
Üstünden tam 2 yıl geçmiş. Kısa gibi ama uzun. Kısa gibi çünkü insan yaşadıkça yaşamın hızlandığını söylerler, ben de bunu deneyimliyorum. Uzun çünkü bu tempoyu koruyabileceğimden tam emin değildim. Ama oldu: 2 yılda toplam 84 yazı yazdım. Sonradan başladığımız video içeriği için de saatlerce kayıt yaptık. Video için henüz bir istatistik çıkartmadım ama onu da yapacağım.
Sizler de okudunuz, sağ olun var olun. Yazdıklarım bir kişinin bile işine yaramışsa benim için en büyük mutluluk sebebi olur. Elbette bunu ölçme şansım yok.
Meraklısı ve tabiki kendim için rakamları da eklemek istiyorum. İki yılda tam 84 yazı, 91.610 kelime yazmışım. Ortalama bir kitap kadar, mesela Bill Gates’in hikayesini anlatan Hard Drive’ın kelime sayısına yakın. En çok kullandığım kelimeler, tahmin edebileceğiniz gibi, “yapay” ve “zekâ” olmuş; onları “yeni”, “büyük” ve “Google” izliyor. En çok adı geçenler ise Google, OpenAI, Apple ve ABD. İlk dönemin haftalık “Executive Summary” bültenleri ortalama 1.868 kelimeydi; sonra geçtiğim tekil konu yazıları ise ortalama 878 kelime.
Bu seferlik normal düzen dışında Cumartesi bu yıldönümü ve teşekkür yazısını paylaşıyorum. Pazartesi yine her zamanki gününde ve saatinde asıl yazımı paylaşmış olacağım…



Nice senelerin olsun. Yazmak güzel. Devam ettirebilmek daha güzel 🥰