28 Şubat 2026 sabahında, Tahran’ın trafik kameraları her gün yaptıkları gibi şehirdeki akışı takip ediyorlardı. Kavşakları, ana arterleri, hükümet binalarının önlerini... Ama o sabah bu görüntüler, yalnızca trafik müdürlüğünün ekranlarında akmıyordu. Binlerce kilometre ötedeki bir operasyon merkezinde, analistler aynı kameraları haftalardır izliyor; hedefin hareket kalıplarını, korumaların vardiya düzenini, araç plakalarını sabırla not ediyordu. Bir suikast için sahaya ajan sürmeye gerek kalmamıştı. Şehrin kendi altyapısı, ihtiyaç duyulan her şeyi sunuyordu.28 Şubat 2026 sabahında, Tahran’ın trafik kameraları her gün yaptıkları gibi şehirdeki akışı takip ediyorlardı. Kavşakları, ana arterleri, hükümet binalarının önlerini... Ama o sabah bu görüntüler, yalnızca trafik müdürlüğünün ekranlarında akmıyordu. Binlerce kilometre ötedeki bir operasyon merkezinde, analistler aynı kameraları haftalardır izliyor; hedefin hareket kalıplarını, korumaların vardiya düzenini, araç plakalarını sabırla not ediyordu. Bir suikast için sahaya ajan sürmeye gerek kalmamıştı. Şehrin kendi altyapısı, ihtiyaç duyulan her şeyi sunuyordu.
Bu senaryoyu, İsrail ordusu ve CIA’in Tahran’daki trafik kameralarına sızarak dini lider Ali Hamaney’in korumalarının hareket kalıplarını (istihbarat dilinde “patterns of life”) tespit ettiği iddiası üstüne yazdım. Yani aslında gerçek bir olaydan esinlendim Çünkü.İstihbarat kaynaklarının aktardığına göre analistler, Tahran’ı tıpkı kendi başkentleri kadar iyi tanır hale gelmişlerdi. Kısacası bir şehrin sivil trafik yönetim sistemi, dünyanın en karmaşık suikast operasyonlarından birinin omurgasına dönüşmüştü.
Basit Bir Kamera Nasıl Silah Olur?
Peki bu nasıl mümkün oluyor? Cevap, teknolojinin ilerlemesinde değil; aksine insan ihmalinin ne denli kalıcı olduğunda yatmakta.
Güvenlik firması Check Point’in verilerine göre, Hikvision ve Dahua gibi markaların ürettiği milyonlarca sivil kamera, 2017 yılına kadar uzanan ve çoktan yamalanmış olması gereken güvenlik açıklarını hala barındırmaktadır. Kullanıcılar yazılım güncellemelerini nadiren yaptığından, bu açıklar yıllarca risk üretmeye devam etmekteler. Bir ordu için bu durum, benzeri görülmemiş bir fırsattır: Milyonlarca dolarlık uydulardan çok daha ucuz, hava savunma sistemlerinin tespit edemeyeceği kadar gizli ve dronların hiçbir zaman sağlayamayacağıdetayları sunan bir gözetleme ağı. Üstelik kurbanı, kendi evinin önüne bu ağı bizzat kendisi kurmuştur.
Ukrayna’dan Ortadoğu’ya: Taktik Bir Standart Haline Geliyor
Bu yöntem, İran Savaşı’yla ortaya çıkmadı. İlk kapsamlı örnekler, Ukrayna cephesinde yaşandı.
2024 yılının başlarında Ukrayna istihbarat servisi SSU, Rusya’nın Kiev’deki iki sivil güvenlik kamerasını ele geçirerek kritik altyapı tesislerini ve hava savunma sistemlerini izlediğini tespit etti. Daha çarpıcısı, bu kameraların füze güdüm sistemleriyle entegre biçimde kullanıldığının anlaşılmasıydı: Rusya, canlı kamera görüntülerini füze isabet oranlarını artırmak için gerçek zamanlı olarak kullanıyordu. Sonrasında Ukrayna da bu oyunu öğrendi. Kerç Köprüsü üzerindeki Rus askeri hareketliliğini, bölgedeki sivil kameralar aracılığıyla izledi; Rus denizaltılarının imha edildiği saldırıları ise yine aynı yöntemle doğruladı. İki taraf da birbirinin kör noktalarını, sivil altyapı üzerinden kapatmaya çalışıyordu.
İran cephesinde tablo daha da genişledi. İran ile bağlantılı olduğu değerlendirilen “Handala” gibi hacker grupları, Operation Epic Fury sürecinde İsrail, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Lübnan ve BAE’deki yüzlerce sivil kameraya sızmaya çalıştı. Bu girişimlerin zamanlaması tesadüf değildi: Saldırılar, İran’ın füze ve drone hamlesiyle neredeyse dakika dakika örtüşüyordu. Amaç, füzelerin hedeflere isabet edip etmediğini anlık izlemek, yani hasar tespitini, düşman topraklarının içine yerleştirilmiş binlerce sivil gözle yapmaktı.
Öldürme Zincirinin Görünmez Halkası
Sivil kameralar artık askeri literatürün “kill chain” (öldürme zinciri) kavramının ayrılmaz bir parçası. Kamera, kimseye doğrudan zarar vermez. Ama bir suikastın planlanmasında, bir füze güzergahının hesaplanmasında ya da bir kritik altyapı saldırısının zamanlamasında oynadığı rol, onu zincirin en sessiz ve en kritik halkalarından biri yapıyor. Check Point araştırmacılarına göre, herhangi bir askeri veya istihbarat operasyonu planlayan her aktör için kamera sistemlerini kontrol etmek, artık en basit ve yüksek değerli ilk adımlardan biri haline gelmiştir.
Kendinizi Nasıl Koruyabilirsiniz?
Sonuçta bu tehdit soyut değil. Evet sokak kameralarını siz engelleyemezsiniz ama kendi tedbirinizi alabilirsiniz. Mesela:
Cihazların yazılım güncellemelerini ihmal etmeyin. Yaşanan sızmaların büyük çoğunluğu, yıllardır kapatılmayı bekleyen açıklar üzerinden gerçekleşmektedir. Üreticinin yayınladığı güncellemeleri düzenli olarak kontrol edin.
Mümkün mertebe kameralarınızı internetten izole edin. Kameraları doğrudan internete açmak yerine, VPN arkasında tutmak sızma riskini ciddi bir biçimde azaltır.
Kriz dönemlerinde yayını kesin. Ukrayna, Rusya’nın kameralardan yararlanmasını engellemek için 10.000’den fazla internete bağlı kamerayı savaş süresince devre dışı bıraktı. Bu, bireysel değil kurumsal bir karar gerektiriyor; ama bireysel farkındalık olmadan kurumsal kararın da anlamı pek kalmıyor.
Üreticilerden hesap sorulmalı. Bir kameranın güvenlik açığı, ondan kilometrelerce uzakta birinin hayatına mal olabilir. Kamu güvenliğini ilgilendiren alanlarda kullanılan cihazlar için daha sıkı standartlar ve açık sorumluluk mekanizmaları şarttır. Üreticiler ve bağlı oldukları ülkelerin yasalarını da dikkate almamız gerekmekte.
Bugün evinizin köşesine ya da iş yerinizin girişine taktığınız kamera, yarın binlerce kilometre ötedeki bir orduya veri sağlıyor olabilir. Savaş alanı artık sadece cephelerde değil; her akıllı cihazın içinde gizlenmiş durumda. Bu çağda fiziksel savunma kadar siber hijyen de bir hayatta kalma meselesidir. Ve bu savunmanın ilk hattı, bir yazılım güncellemesi kadar basit bir adımla başlıyor.
Not: Bu konuyu daha önce Melih Karakelle ile de ele almıştık. İlgili bölümü buradan izleyebilirsiniz:
Kaynaklar:
Check Point Research. Interplay between Iranian Targeting of IP Cameras and Physical Warfare in the Middle East. 4 Mart 2026. https://research.checkpoint.com/2026/interplay-between-iranian-targeting-of-ip-cameras-and-physical-warfare-in-the-middle-east/
Horowitz, Michael C. & Lauren Kahn. First Ukraine, Now Iran: A New Era of Drone Warfare Takes Hold. Council on Foreign Relations, 9 Mart 2026. https://www.cfr.org/articles/the-new-era-of-drone-warfare-takes-root-in-iran


