Eğer bülteni takip ediyorsanız farkındasınızdır. Bültende sorunları aktarmaya ve bana göre mantıklı gelen bir çıkış yolu göstermeye çalışıyorum. Bu bültende yapamayacağım. Çünkü dürüst olmak gerekirse benim de bir cevabım yok.
Geçen gün bir arkadaşla konuşurken yine aynı yere geldik. Hep aynı yere geliyoruz aslında. Şirket içinde, X’te, yüzyüze sohbetlerde, etkinliklerde, bazen de boş muhabbetlerde. Gündem hep aynı: layoff’lar, iş bulamayan junior’lar, emekliliği ertelenenler, yurt dışında çalışıp hisse opsiyonları kağıt parçasına dönenler vb. Sektörümüz bir süredir hep aynı şeyi konuşuyor. Sanırım daha önce böyle bir dönemden geçmemiştik.
Önce Kendimden
Yıllardır kafamın bir köşesinde aynı plan vardı: bir gün, şirketten yeterince uzaklaştığımda, kendi açık kaynak projelerimde çalışacaktım. Belki başkalarının projelerine PR gönderirim, belki kendi bakımını sürdürdüğüm küçük projeler olur. Para için değil, başka bir şey için. Bir nevi emeklilik planı gibi düşünüyordum bunu. Maddi değil, anlamsal bir şey.
O plan eridi.
Açık kaynak dünyasını takip edenler bu gelişmeleri görmüştür. GitHub Şubat’ta sessizce yeni bir ayar yayınladı: artık projeler PR mekanizmasını tamamen kapatabiliyor. Çünkü gerçekten ihtiyaç vardı. cURL projesinin yedi kişilik güvenlik ekibi, kendilerine gelen güvenlik raporlarının %20’sinin YZ üretimi olduğunu ve bunların yalnızca %5’inin gerçek bir açık tarif ettiğini gördükten sonra Daniel Stenberg Ocak’ta “bug bounty” programını kapattı. Bu konuda yazdığı blog yazısının adı bile her şeyi anlatıyor: Death by a Thousand Slops. Mitchell Hashimoto da yeni projesi Ghostty’de bunu yasakladı. Steve Ruiz, tldraw’da harici PR’ları otomatik kapatmaya başladı. OpenClaw’ın yaratıcısı Peter Steinberger bile kendi projelerinde gelen PR akışını yönetemediğini açıkça söyledi. Düşünün, kendisi YZ agent’ı satan adam. Sebep hep aynı: YZ üretimi düşük kaliteli, çoğu zaman anlamsız PR’lar gerçek katkıyı boğdu. Yalnızca Mart 2026’da GitHub’a 17 milyon YZ PR’ı açıldı; altı ay önce bu sayı 4 milyondu.
PR nedir? Pull Request kelimelerinin kısaltması. Açık kaynak projelerinde dışarıdan birinin koda katkı verme yöntemi. Bir değişiklik yapıyorsun, bunu gönderiyorsun, proje sahibi inceleyip kabul ya da reddediyor. Açık kaynağın temel akış mekanizması.
Yani “emekli olunca açık kaynağa katkı vereceğim” cümlesi giderek anlamını yitiriyor. Çünkü katkı verilecek topluluk diye bir şey giderek kalmıyor. Vibe coding ile paketler agent’lar tarafından yazılıyor; kimse doküman yazmıyor, kimse issue açmıyor, kimse insanı tanımıyor. Geri besleme döngüsü kırılıyor. Ve topluluk yavaş yavaş susuyor.
Benim emeklilik planım buydu. Şu an iptal.
Asıl Yas Başka Yerde
Ama ben yine de şanslıyım. Bir emeklilik hayalinin suya düşmesine yas tutuyorum. Asıl yas başka yerde.
Bir tarafta Jr geliştiriciler. Yani genç yeni mezunlar. Yapay zekânın en kolay yuttuğu pozisyon zaten giriş seviyesi işler. Şirketler artık yeni mezun gençleri almıyor; alanlara verilen maaş gerçekten komik seviyelerde. Bu sektörün giriş kapısı neredeyse kapandı. Bunun on yıl sonraki sonucunu kimse konuşmak istemiyor: alttan gelen kimse yok ve bunun farkına 2032’de varacağız.
Diğer tarafta Sr olanlar. Yani kıdemli mühendisler. Microsoft tarihinde ilk kez gönüllü emeklilik programı açtı. 51 yıllık şirket, ilk kez. Şartları sağlayan 8.750 kişiye “işten çıkar mısın?” diye sordular. Çıkmak isteyen var, ama sanırım istemeyen daha çok. California bölgesinde kıdemli mühendisin iş bulma süresi son iki çeyrekte 38 günden 67 güne çıkmış. İki yıl önce olsa bu rakama gülerdik.
Bir de şu kuşak var: San Francisco’da, Seattle’da, Austin’de yıllarca bir startup’a girip hisse senedi opsiyonu ile emekli olmayı planlayanlar. 2021’in ucuz para ortamında işe girenler şanslı. Sonrası gerçekten kötü. Yapay zekâ şirketleri dışındaki startup’larda çalışanların hisseleri ne zaman anlamlı bir kâr sağlayacak belli değil. Ha, yapay zekâ harici startup kaldı mı, o da başka bir soru.
İroni
Zaten bir de şu ironi var. Yazılımcılar olarak onlarca yıldır tek bir hayal kurduk: daha az kod yazmak. Üst düzey diller geldi, framework’ler geldi, abstraction’lar, ORM’ler, kod tamamlayıcılar, generator’lar, low-code, no-code geldi. Her yeni katman aynı vaatle geldi: “Bunu artık yazmak zorunda kalmayacaksın.” Hep biraz daha az yazdık, biraz daha az dert ettik.
Tebrikler, başardık... Artık kod yazamıyoruz.
Cevabım Yok
Burada bir çıkış göstermem, “ama şunu yapın” dememi bekleyenler olacak. Yapmayacağım. Çünkü yapamıyorum. Benim de bir çıkışım yok.
Belki şu var: bunu kabul etmek bile bir çıkış noktası. Sektörümüzün altın çağının bittiğini, yenisinin başlamadığını, arada bir boşlukta durduğumuzu kabul etmek. Bu boşlukta ne yapacağımıza dair kimsenin bir fikri yok. Büyük şirket yöneticilerinin bile yok. Daha fazla çip alıp daha fazla token tüketmeye çalışıyorlar. Bu sırada da insanları yolluyorlar.
Bir cevabım olsa yazardım. Ama yok.



İhtiyacım(ız) olan sanırım bu.
Her şeye bir cevabı olan AI çağında Bazı şeylere cevabımızın olmadığı, app imize istediğimiz özelliği katabildiğimiz zamanda özellik kısmaya gittiğimiz nbr zaman. ve -fazla romantik biliyorum ama- daha az kod yazıp çevresine daha çok zaman ayıracak insanlarla çalışmanın arzulanacak bir durum olduğu şirketler oluşturduğumuz bir zaman da belki böyle böyle gelecek.
Saatlerce felsefe, sanat, inovasyon konuştuğumuz ve bir süre sonra artık biraz çalışmamız lazım diyerek “mola” verdiğimiz iş arkadaşlarımız yok mu? İşte onlarla bir şeyler yapma zamanı gelecek belki de.