Üzerinden bir hayli zaman geçti, yazının ilk kısmına göz atmak isterseniz burada.
Bu nedenle, girizgahı kısa tutuyor ve nasıl Telegram stratejisi oluşturabileceğimiz kısmına geçiyoruz.
Markalar İçin Strateji Başlıkları
Doğru Hedefleme: Telegram’da telefon numarası her şeydir ama CRM’e sadece isimler düşer. 200 kişilik rehber listesiyle başlayıp, organik büyümeyi tetiklemelisiniz.
Cross-Promotion: Benzer markalarla paslaşın. “Senin kanalın, benim kitlem” mantığı burada altın değerinde.
İzleme (Monitoring): Brand24 gibi araçlarla sadece kendi kanalınızı değil, rakiplerin kapalı devrelerinde neler konuşulduğunu da izleyin. Bilgi güçtür, Telegram’da ise bu güç daha saf.
Nasıl Telegram Olurum?
Telegram, Instagram gibi vitrin odaklı değil, içerik ve fayda odaklı bir yer. Burada aşırı estetize edilmiş görsellerden ziyade, paylaşılan bilginin kıymeti, kurulan botun hızı ve topluluğun samimiyeti ödüllendiriliyor.
Peki, markanızla bu mecraya girerken nelere dikkat etmeli?
Kanal mı, Grup mu? Kanal bir nevi resmi gazete, grup ise akşam yemeği masasıdır. Stratejik bir marka ikisini de hibrit kullanır. Kanallarda subcriber’ınız olur, gruplarda ise üyeniz (member). Bu bakış açısıyla değerlendirmek gerekir.
Bot Otomasyonu: Sadece link paylaşmayın. Kullanıcının size soru sorabileceği, ürünleri listeleyebileceği veya özel içeriklere ulaşabileceği bir bot kurgulayın. (Artık ajanslar için de harika bir oyun alanı.)
Özel Günlerin Ötesine Geçmek: Pinterest’te düğün planlayan kitle, Telegram’da o düğünün “finansal planlamasını” veya “en iyi teknolojik ekipmanlarını” tartışıyor olabilir. Bağlamı doğru kurun.
Hediyelerle Blockchain Ekonomisine Katılmak: Ayşe Teyze’nin belediye başkanına uzattığı gül de burada paraya tevil ediliyor, Tracus’un hapisteki başkana attığı kalpler de.
Sadece sınırlı sayıda üretilen, Telegram’ın kendi kripto parası olan Stars ile satın alınan animasyonlu sanal nesneleri hediye olarak verebiliyoruz. Bazı hediyeler sınırlı sayıda ve tükendiğinde artık nadir statüsüne geçiyor. Gönderdiğiniz hediyeyi alan kişi, bunu profilindeki Gifts sekmesinde bir nevi dijital madalya gibi sergileyebilir. En can alıcı nokta; bu hediyelerin bir kısmı ileride TON blok zinciri üzerinde NFT’ye dönüştürülebilir ve pazar yerlerinde satılabilir. Ne işe yarayacağı ayrı bir tartışma ama hediye göndermek oldukça basit bir “social commerce” örneğidir. Bir sadakat programında bültene abone olan ilk 5 kişiye nadir bir hediye göndererek topluluk içi statü yaratabilirsiniz mesela.
Blockchain Tabanlı, Gösterim Bazlı Ödeme: Reklamlamadan Olmaz
Telegram’da bana 100 liralık reklam çık diyemiyorsunuz. Toncoin üzerinden hesaplamanız gerekiyor. Sponsorlu mesajlarınız için bin görüntüleme başına (CPM) minimum 0,1 Toncoin gibi son derece rekabetçi bir başlangıç maliyetiyle sahneye çıkabiliyorsunuz.
Telegram Sponsored Messages içinde, yalnızca 1000’den fazla abonesi olan herkese açık kanallarda gösterilecek bir reklam verececeksiniz. Bu model, reklam mesajlarının doğrudan kanal içeriklerinin altına yerleştirilmesini sağlıyor ve spam gibi algılanmadan, kullanıcı deneyimini bozmadan görünürlük yaratıyor. Görsel içermeyen bu kısa metin reklamlar, sade yapısıyla dikkat çekerken, belirli anahtar kelimelere ya da kanal temalarına göre hedefleme yapılabiliyor.
Hangi Sektörlere Müjdemiz Var?
Fintech & Yeni Nesil Ekonomi: Zaten Telegram’ın ana vatanı burası. Güven burada inşa ediliyor. Reklamlar da ister affiliate çalışın isterseniz Telegram Ads dikeyinde iyi çalışıyor.
E-ticaret: Özellikle “drop” mantığıyla, sınırlı stokla çalışan butik markalar için Telegram bildirimi altın değerinde.
Eğitim & Networking: Üst düzey yöneticiler için “kapalı devre” bilgi paylaşımı bültenleri (Tıpkı Executives.net gibi!).
SaaS & Teknoloji: Yazılım güncellemeleri, topluluk desteği ve doğrudan geri bildirim.
Kısacası: Mesaj Kutularına Sızma Sanatı
Pinterest’te bir mood satın alıyorduk, Telegram’da ise bir erişim imtiyazı satın alıyoruz. Kullanıcının en mahrem alanına, sevdikleriyle konuştuğu o yeşil/mavi baloncukların arasına kabul ediliyorsanız orada bir marka gibi değil, bir fikir ortağı gibi durmalısınız.
Çünkü günün sonunda Telegram’da başarılı olmak o topluluğun dilini konuşmak ve onlara “Siz benim için değerlisiniz, size özel buradayım” diyebilmektir.
Sonuç: Sahne Sizin
Pinterest’te “hayal” kurdurduk, Telegram’da ise o hayali “gerçeğe” ve “sadakate” dönüştürüyoruz. 2026 trendleri gösteriyor ki, markalar artık platformların algoritmalarında savrulmak yerine kendi kitlelerinin ev sahibi olmak zorunda. Telegram, bu evin anahtarını size veriyor.
Instagram’ın algoritma oyunlarından, “Acaba bugün beni kimlere gösterecek?” kaygısından ve TikTok’un hiperaktif hızından yorulduysanız, hoş geldiniz. Anakronik ama teknolojik, mesafeli ama sadık, dijital ama bir o kadar da “insan” kalan o mecra var. Üstelik kendi ekonomisini yaratan, içinde mini aplikasyonların koşturduğu devasa bir “Super App” adayı.




