İlk yazımız, Değişmeyen Paradigma yazısı ezberlerimize itiraz ediyor, teknolojik gelişme ile ilgili üç temel itiraz içeriyordu. Teknolojik gelişim herkes için iyi değildir. Teknolojik değişim yavaşlatılabilir, durdurulabilir. Teknoloji çoğu zaman işsiz bıraktığı insanlar için yeni işler yaratmaz.
Bu yazı ise ilk yazının karşıtı olarak yapay zekâ gelişmeleri karşısında gerçekte değişmeyen ama algıda değişen şeyler üzerine. Önce paradigma genellikle nasıl değişir bir üzerinden geçelim.
Bir paradigma, dönemin sorunlarını çözdüğünde doğal olarak kabul görür. İnsanlar bu kurallar içinde yaşar ve paradigmaları sorgulamaz; onlar “gerçeklik” sanılır. Zamanla, paradigmanın açıklayamadığı sorunlar (anomali) ortaya çıkar. İlk başta görmezden gelinir veya “istisna” sayılır. Anomaliler çoğalınca eski sistem işlemez olur. “Eskisi gibi olmuyor, yenisi de henüz yok” denilen sancılı bir arayış dönemi başlar. Kriz döneminde ortaya çıkan yeni bir model, eski paradigmanın çözemediği anomalileri kolayca çözer. Yeni modelin başarısı görüldükçe, insanlar (özellikle yeni nesil) bu paradigmayı benimsemeye başlar. Eski paradigmayı savunanlar yavaş yavaş sahneden çekilir.
Bu sancılı değişim bazen beklenmedik derecede hızlı olur. Herkes bir mıknatısın etkisine girmiş gibi bir anda yeni paradigmaya hizalanır. COVID pandemisi bunun iyi örneklerinden birisi. Mecburen de olsa bir anda hayatımıza uzaktan çalışma modeli girdi. O zamanlar kadar yaygın olmasa da hibrit çalışma şeklinde hala hayatımızın bir parçası. Teknolojiden örnek verecek olursak iPhone anı iyi bir örnek olabilir. Sadece birkaç yılda tuşlu telefonlar yerini dokunmatik ekrana bıraktı.
Yapay zekâ yıllardır geliştirilen ve kullanılan bir teknoloji olmasına rağmen toplumun geniş kesimlerini mıknatıs gibi hizalaması Kasım 2022 ChatGPT lansmanı ile oldu. Sadece 2 ayda 100 milyon kullanıcıya ulaşan OpenAI’ı hızlıca rakipleri izledi.
Teknoloji sıklıkla “early adopters” ile başlayan bir dalga ile kitleselleşir. Dil modelleri, görsel modeller, video ve müzik üretim araçları, günlük kullandığımız uygulamaların içine entegre olan yapay zekâ teknolojileri bir tsunami dalgası gibi hayatımıza girdi. Aktif kullanıcısı olmayanlar bile mecburen tüketicisi olmak zorunda kaldılar. (Linkedin içeriklerinin çoğu, AI Slop içerikler, AI videolar vb.)
YZ’nin yarattığı bu büyük etkinin bir sebebi performans kaynaklı (çıktıların başarısı) olması. Diğer bir sebebi ise sosyal medya başta olmak üzere tüm medya çeşitlerinde sürekli haber olabilmesi. Her yeni versiyonunun, her yeni kabiliyetinin ayrı ayrı konuşulması ve büyük bir “hype” yaratılması. Eskiden böyle konular teknoloji ve bilim ile ilgilenen insanların konuştuğu niş sayılabilecek bir alana hapsolurdu. Şu an evlerde, okullarda, kafe köşelerinde konuşuluyor. YZ ile üretilen içerikler elden ele dolaşıyor. Tüm bu hype etkisi ile herkes mıknatıs etkisinde dünyanın artık bildiğimiz gibi olmayacağını düşünüyor.
Her gün sosyal medyada aynı tweetler: “Artık yazılım bir meslek değil!” ”Hollywood bir gecede bitti” ”Tasarımcıların gözü yaşlı”
Peki gerçekten öyle mi? Çok başarılı çıktılara rağmen, bir araç olarak verimliliği ciddi anlamda arttırmasına rağmen bahsedildiği kadar büyük toplumsal bir dönüşüm yaşandı mı? Gündeme, olaylara, haberlere anlık bakmanın sonucu olarak değişimi acaba biraz fazla gözümüzde büyütüyor olabilir miyiz? Bir paradigma körlüğü söz konusu olabilir mi?
ChatGPT anı ile başlayan YZ devriminin olası etkileri neler olacaktı, hatırlıyor musunuz? “Google Search’ün sonu.” “Apple YZ yarışını kaçırdı.” ”Doktorlar (avukatlar, yazılımcılar vb.) işsiz kalacak!” ”Üniversiteler bitti. YZ ile artık hiçbir şey öğrenmene gerek yok” vb.
Benim ve bizim de bolca yazıp çizdiğimiz konular. Google Search yerinde duruyor. Apple da forsundan pek bir şey kaybetmiş gibi değil. Ekonomik sıkıntılar ya da pandemi etkisi ile daralan sektörler olsa da YZ kaynaklı işsizlik henüz yazıp çizdiğimiz kadar olmadı. Bu yıl da gençler sınavlara hazırlanıyorlar. Hala iyi üniversiteler var. Ve görülen o ki bir süre daha olacak.
Algıladığımız dünya ile gerçek arasında ciddi bir fark var. Farkın sebebi bence yapay zekanın potansiyel olarak yapabilecekleri ile gerçek dünyanın imkanları arasındaki fark. Başta devletler, kurumlar, şirketler ve bireyler düşündüğümüz kadar hızlı adapte olamıyorlar. Çok hızlı adapte olan bireyler olsa bile mevcut düzen bu kadar hızlı değişmeye müsait değil. Değişecek mi? Kesinlikle değişecek. Ama hız konusunu biraz abartmış olabiliriz.
Yukarıdaki çalışma Claude’ye ait. Teorik olarak YZ’nin yapabileceği işler ile şu an yapabildiklerini gösteriyor. Dünya henüz YZ teknolojilerine adapte olabilmiş değil. Çok büyük bir değişim bizi bekliyor. Buna hazırlanacak zamanımız olacak gibi. Teşekkürler hantal şirketler, teşekkürler bürokrasi. Bugün dikkat etmemiz gereken şey bahsettiğim “Değişen Paradigma”. Eski modelin, eski dünya anlayışının değiştiğini sanmamak lazım. Şu an dünya hala eskisi gibi dönüyor. Bir süre daha yalpalaya yalpalaya dönmeye devam edecek.
Şöyle düşünün, buraya kadar okuduysanız, hala umut var. :)
Claude’nin “Labor market impacts of AI: A new measure and early evidence” çalışmasını Executive Summary yayınında değerlendirmiştik.



