Bu post hakkında tartışma

User’in avatarı
Hakan Nurakın’in avatarı

Modern kölelerin önemli kısmı gibi ben de lofi dinlerim. Türkü de dinlerim de şimdi konu başka, o yüzden lofi üstünden gitmem lazım.

Birkaç sene evvel mantar gibi hesaplar açıldı. Jazz, blues, pop sound’lu lofi yapıyorlardı. Hem de çok hızlı. Elbette ortadaki emeğin önemli kısmı AI’a aitti.

Neyse, etki tepkiyi de doğurdu, No AI Lofi hesapları çıktı: https://youtu.be/biyCJLOBGDA?si=olX_yj4ZrxFp0fWQ

Ne bileyim belki saflıktan ama, biraz umut var sanki ya?

Iskender Safak’in avatarı

Çok kıymetli bir yazı, teşekkürler. Eline, gözüne, zihnine, neren dahil olduysa serüvene hepsine bereket 😉

Bu yazdıkların sonuçlar ve o sonuçlara götüren araçları gösteriyor bize.

Bunların sebeplerine doğru da götür bizi lütfen.

Neden bu kadar benzeri varken yine de birisi çıkıp aynı (?) eser coverını AI ile yapıp bu platformlara yüklüyor.

Para mı, şöhret mi? Adını sen koy :)

Yoksa imkansızlıklar dünyasında ilk kez yaratmak istediği şeyi yaratabilme gücünü bulan insanın kreatif çırpınışları mı?

Suno'ya girince cenneti dünyaya indirdim, saatlerce üretiyorum, diyen arkadaşımı düşünüyorum mesela. "Benim aradığım şarkının tam aradığım halini bir seferde bulabilme cennetim" ile kesiştikleri yerde kimi tercih edeceğim, tam orada sıkıntı patlak veriyor.

Sonra aklıma özgürlüğün sınırına dair meşhur tanımlardan biri geliyor, cennetimiz de bir başkasının cennetinin başladığı yerde mi bitiyor? Tam istediğim halini üretebildiğim/ürettirebildiğim zaman hala arayacak mıyım orijinalini, arkadaşımı, yoksa o gün ben de kendi cennetimi inşa etmiş mi olacağım?

Peki, dilediğimiz her şeyi, dilediğimiz her kişiyi, dilediğimiz form ve fonksiyonda içine sokabileceğimiz ve dilediğimiz kadar orada tutabileceğimiz o "kimsesiz" cenneti ne kadar istiyorum... Valla bilemiyorum Altan, bilemiyorum :)

3 yorum daha...

Gönderi yok

Daha fazlasına hazır mısınız?